
Kelis'in yemeğe olan aşkı çocukken başladı| New York'un yerlisi olan annesi, Harlem'deki evlerinin dışında yürüttüğü kendi yemek işinde şef olarak çalışıyordu| Mutfaktaki hız ve yoğunluktan etkilenen Kelis'in annesini yemek yaparken izlemesinin ardındaki tutku, ona kolları sıvaması için ilham verdi|| Her ayrıntı net ve tanımlanmıştı: Kırmızı dudaklar, kırmızı tırnaklar, parfüm, küpeler ve annesini çalışırken izlerken bir ustanın varlığında hissettiği askeri bir tavır| Kelis 17 yaşındayken ilk kayıt sözleşmesini imzaladı ve dünyayı dolaşmaya başladı| Yerel açık hava pazarlarını ve duvardaki küçük restoranları keşfetti ve bunları yolculuklarının gizli hazineleri olarak gördü| Müzik sektöründe geçirdiği 10 yılın ardından Kelis, Le Cordon Bleu'ye gitmeye karar verdi| Ünlü aşçılık okuluna gitmek Kelis'e kendini şef olarak tanımlama ve ilk yemek kitabını yazma konusunda güven verdi|| My Life on a Plate, Kelis'in kişisel hikayesini yarattığı yemekler üzerinden anlatıyor| Onun tarzı, kültürü, seyahatleri ve yol boyunca tanıştığı tüm insanlar tarafından şekillendirilmiştir| Bu kitap onun en sevdiği tariflerin bir derlemesidir| Pernil, Arroz con Gandules ve Karides Alcapurias gibi Porto Riko mirasından gelen yiyeceklerin yanı sıra Malay Körili Tavuk ve İsveç Köftesi gibi dünya seyahatlerinde keşfettikten sonra yarattığı yemeklerin bir karışımını içeriyor|| Kelis Rogers| Ciltli| 176 sayfa h252mm x w214mm x s20mm|
Bu ürünü ilk değerlendiren siz olun.